18 Eylül 2013 Çarşamba

Korku gecesi

Karanlık. Gece. Kapı yavaşca aralanır ve parmak ucunda sessizce içeri girer.

- Lasita? (Uydurduğu İspanyolca nickname)
+ Hmm...
- Lasita, uyuyor musun?
+ Hmm......
- Lasita...(yatağa oturur) Uyan...
+ Ne. Ne var? (sıçrar)
- Korkmuştum. Uyuyor musun?
+ Artık uyumuyorum. (iç çeker)
- Sorry.
+ Önemli değil, (yatakta doğrulur) noldu?
- Ben korkmuştum.
+ Neden korktun kabus mu gördün?
- Kabus?
- Evet, kötü rüya yani. (esner) Noldu, kötü rüya mı gördün?
+ Evet kötü, korkmuştum ben. Uyandım.
- Gel bakalım şöyle (yatakta kayıp, pikeyi açar ve kolunu uzatır), gel anlat ne gördün.
+ Tamam. (yanına uzanır, iyice sokulur)
- Rahat mısın?
+ (gülümser) Çok.

- Anlat bakalım ne gördün. Türkçe anlatmak zorunda değilsin.
+ Yok anlatabilirim ben.
- Peki madem.
+ Biiiz, bir... binadayız.
- Ben de mi varım?
+ Evet. Binadayız. Sonraaa... Patlama oldu. Her taraf kilitli. Koştum. Seni aradım.
- Neden beni aradın da kaçmadın?
+ Bilmiyorum, rüya... (gülümser)
- Ee peki sonra?
+ Ben sordum insanlara neredesin ama kimse bilmedi. Sonra aklıma bahçe geldi oraya baktım. Ben gördüm seni dışarda.
- (Gülmeye başlar)
+ Komik değil.
- Hayır pardon, gülmek istememiştim gerçekten çok zor tutuyodum kendimi ama, zihnimden İngilizce'si geçiyor kurduğun cümlenin. "Ben sordum insanlara nerdesin" (gülmeye devam eder). Resmen beyninde kelime kelime çeviri yaptıktan sonra ağzından çıkıyor cümleler.
+ Ya uf ya! Gülme!
- Hayır ama çok tatlı o yüzden gülüyorum.
+ Ben tatlıyım (sinsice gülümser).
- Sen değil, konuşma tarzın.
+ Ya! Ben.
- (kahkaha atar) Tamam tamam sen.

+ Heheheh. Evet.

- Ee dışarda gördün beni sonra noldu?
+ Ne. Haa.. Sonraaaaaa, kapıyı itmeyi denedim ama kapı kilitli. Camaa.. Camı. Camı kırmak için fire extinguisher aldım.
- Onu nerden buldun?
+ Bilmem. Buldum.
- Ee?
- Cam kırılmadı.Sonra ben başka ararken biri beni çekti. Ben gittim.
+ He bıraktın yani beni dışarda öylece. Patlama oluyo, sen beni dışarda görüyosun ve bırakıp gidiyosun öyle mi?
- Hayırrr!
+ He duuur iyi oldu bak bunu öğrendiğim, demek bu kadarmış. Ölüme terkettin beni. Çık git yatağımdan.
- Ya ama technically, bu benim yatağım. Çünkü benim evim.
+ Şimdi benim evim benim yatağım oldu öyle mii? Sen diil miydin bana "Lasita, bana gel korku filmi izleyelim." Filmden sonra da "Lasita gitme burda kal, tek başıma korkarım" diyen?
- Evet amaaa...
+ Ne ama. Ama ne. Sen miydin değil miydin?
- Evet çünkü gitmedin iyi ki bak korktum ben!
+ (gülmeye başlar) İyi yaptın. Ama yine de bıraktın beni.
- (İngilizce) Dinlicek misin beni? Devamını anlatıcam çünkü. Bırakıp gitmedim.
+ Ooo.. Dil değiştirdik, işler ciddileşti. Tamam şaka yaptım. Anlat.
- (Türkçe) Gittim ben, çatıyı gördüm.
+ Çatı mı.
- Evet. Çatıdan iple aşağı indim.
+ Süper güçlerin var yani.
- Sus lütfen.
+ Hahah tamam. Ee?
- Seni safe haven gibi bir yere çektim. Sonra biri kapıyı çaldı. Uyandım.
+ Bu kadar mı?
- Evet.
+ Valla hiçbişi anlamadım anlattığından.
- Ama çok korktum ben (dudağını sarkıtır)
+ Hafta içi yaptığımız tatbikatların etkisinde kalmışsın.
- Tat-bitat ne demek?
+ Hani drill yaptık ya, etkilemiş seni.
- Hmm
+ Kıçın açıkta kalmış biraz da.
- Kıç?
+ Evet bizde öyle derler. Saçma rüya görürsen, poponu iyi örtmeden uyuduğun için gördüğün söylenir.
- O zaman ne yapalım bak.
+ Ne yapalım?
- Ben burada yatacağım.
+ (alaycı tonla) Eeee? Ben nerde yatıcam?
- Seeeeen, sen de burada yatacak-yatacaksın.
+ Bak sen.
-Veee eğer açık olursa kapatacaksın.
+ Neyi kapatıyorum?
- (kısık sesle) Popomu.
+ Neyi?
- Popomu yaaa popomu!
+ Haahhahah
- Tamam mı?
+ (gülmeye devam eder) Tamam. Ama şu kolumu almam lazım altından uyuştu çünkü.
- Ben dönerim sen spoon yap? Olur mu? (arkasını döner) Hem popom yakın olur.
+ Valla bana uyar (arkasından sarılır). Evet böyle daha rahat.
- İyi geceler Lasita...
+ İyi geceler sana da...

Hiç yorum yok: