9 Kasım 2011 Çarşamba

tanrı misafiri

Evimizin üst katındaki büyük odada bir cam vardı. Sanki bina yönetmeliğe uygunmuş gibi, cam yönetmeliğe aykırı olduğu için bir gün müteahhit gelip (müteahhit yazınca çok garip bir kelime lan. müteahhit. müteahhit. müteahhit.) camı kapattı. Onun yerine tavana bir cam açtılar.

Eskiden Nickelodeon'da (bak bunun da yazılması garip) Hey Arnold! diye bir çizgi film vardı. O Arnold'ın odasına hastaydım ben tavanı camla kaplı. (Bkz. aşağı)



Bunun gibi değil tamamen camla kaplı değil tabii ama küçük bir bölümüne işte cam açtılar.

Bir gece, Mütz'le yatıyoruz, saat 2 falan, daha yeni yatmışız, uyumaya çalışıyorum, aniden çatıda patır patır sesler duydum.

Herhalde yağmur yağıyor diye düşünürken birdenbire tavandaki camda bir karaltı gördüm. Korku filmi modu ama, bir karaltı ve gebermek üzereyim. Sesi duyunca anladım, kedinin teki.

O can havliyle o kediden de korktum ben, kafamın altındaki yastığı tavana doğru attım korkup kaçsın diye, kısa vaadeli bir çözüm. Kedi tekrar geldi, bendeyse her seferinde tazeliğini koruyan bir korku var. Kediyi kovalıyorum, gidiyor, aradan 20 saniye geçiyor gene kafayı uzatıp miyavlıyor ben gece altıma sıçma modları.

Mütz'ü uyandırdım. Terasa çıktık. Bizim kedi halen camın olduğu yerde, çatıda. Çağırdığımızda anında geldi. Tekir bi yavrucak, en fazla 4-5 aylık. Biraz terasta oynadık onunla, süt verdik, evde yiyecek gram birşey yok. Bir yandan da araştırıyorum nereden geldi bu diye, imkanı yok 4 katı tırmanmış olamaz. Tırmanabileceği birşey yok çünkü..

Neyse, geldiği yere geri gitsin diye terasa geri bıraktık. Yukarı çıkıp yine yatağa yattık. Çok geçmeden tavan camında aynı kafa, aynı miyavlama.

Bu böyle olmayacak dedik ve içeri aldık ufaklığı. Hava soğuktu bi de. Bu gece misafirimiz olsun dedik, yarın sabah artık bakarız çaresine.

Oturup kedişi severken gayet güzel koktuğunu farkettik. Sokak kedisi değildi yani. Muhtelemen bir yerlerde bakıyorlardı buna.

Salonda bırakamadık balıklarımız olduğu için fazla hareketliydi yavrucak. Odaya altık biz de, yer yaptık ona. Sabah 7'ye kadar sessiz sedasız uyudu.

Sabah 7 gibi miyavlamaya odadan çıkmak istemeye başladı. 5-10 dakika sonra bizim karşı komşularımızdan Bitch

- Ayy kusura bakmayın bu saatte kapıyı çaldık, bizim kediyi buldunuz galiba?
- Bizim kedi?
- Evet ya size gelmiş galiba gece, bizim Çakıl'la (köpekleri) anlaşamadılar da biz de balkona koymak zorunda kaldık.
- Ha evet, geldi. Sorun değil. Evde mi besleyeceksiniz?
- Bizim ofisin kedisi aslında bu, diğer kedilerden dayak yemiş, birkaç gün evde bakayım dedim ama Çakıl'la anlaşamadılar, geri götürücem.

Peki tamam diyerek kediyi geri verdik. Verdikten sonra inanılmaz kötü hissettik ama kendimizi. Tanrı misafirimizdi sanki o bizim. Bir laf vardır insanlar kedilerini seçemez, kediler insanlarını seçer diye. Mütz kedi istediğini söyledi. Ertesi gün gidip Dick ve Bitch'in kapısını çaldım

- Selam, ya şu kedi vardı ya, eğer sahibi yoksa alabiliriz biz onu
- Aaa öyle mi? Olur ben getiririm bi ara

Dedi Bitch ama getirmedi. Bekledik.. Bekledik.. Bekledik. En sonunda dayanamadım ve kapıda yakaladım Bitch'i.

- Merhaba, kedi noldu bizim?
- Ya sorma. Bulamıyorum, bir yerlere kaçtı herhalde.. Kusura bakmayın

Oturdum ağladım.
Deli gibi hem de. Çok sevmiştik çünkü onu.

Bunun üzerine kedi araştırmaya başladık. İnternette ilanlara baktık. Bir minnoşu beğendik numarayı aradık istiyoruz diye, ertesi gün kadın veterinerde buluşalım dedi, gittik.

Kedi yoktu.

Veteriner bilmemiş, kadın da ona haber vermemiş kedi 15 gündür oradaymış zaten. Başkası alıp gitmiş.

Kadın bunu duyunca üzüldü, başka yavru ister misiniz dedi, hayalkırıklığına uğramış vaziyette kafamızı salladık. 15 dakika sonra kadın içinde 5 tane yavru kedi olan bir taşıma kabıyla geldi.

Yavrulardan biri anında benim kucağıma atladı, bir tanesi de Mütz'ün boynunun altına girdi. Bayıldık. Bir tane istiyorduk ama hangisini seçeceğimizi bilemiyorduk. Kadın isterseniz ikisini de vereyim dedi. İstiyoruz dedik.

Benim seçtiğim tekir dişiydi. Mütz'ünki de erkek. Romeo ve Juliet ismini verdik onlara. 1 haftadır bizdeler şimdi. Videoda da kendileri varlar efenim :)


1 yorum:

Sed dedi ki...

Ay pek ciciler yaa, hayırlı olsunlar efenim ! (: