30 Ağustos 2011 Salı

ah istanbul, istanbul olalı, hiç böyle boş olmamıştı.

Bugün bayram. Erken kalkın çocuklar ve çalışan insanlar.

Elin İngiliz'i, tıpkı elin Amerikalı'sı gibi tatil nedir bilmediği için, nöbetçi olarak ofisteydim bugün.
Aslında bütün bayram boyunca olacağım. Dün herkes yarım gün çalışıp, tasını tarağını toplayıp öpüşüp koklaştıktan sonra terketti ofisi. Bir ben kaldım, bir de ofisten bir arkadaş daha benden içerü. Nöbetçiyiz.

Aslında bu nöbetten gayet kolay sıyrılabilirdim. Ama "Living in a material world and I am a material girl" modunda olduğum için birkaç aydır, "Evet bayram nöbetine kimi yazalım? Aramızda karar verelim" diyen Vayzırıma, bir an bile olsa "Ulan yine mi. Ne şans var bende arkadaş." göz devişiri yapsam bile, bir anda "Mmmmm... çift mesai maaşı.." diye gözlerim parladı ve Vayzırıma "Ben kalırım bayramda yieee" dedim.

Her ne kadar bu lafımdan bu sabah uyanıp da çok pişman olsam bile.

Ancak, birşey dikkatimi çekti.

İstanbul bildiğin bomboş lan!

Herkes mi gider bi yerlere?

Bence, şu anda işte tam dengeler yerine oturdu. İstanbullu olmayıp da "Istanbulluyuh" diye geçinen tipler analarını babalarını bacılarını dayılarını bilmemkimlerini görmek için memleketlerine kısa süreli göçtüklerinden bence şu an herşey kıvamında.

Ben bunu bu kadar sinirli bir biçimde söylüyorum, çünkü biz 3 kuşak İstanbulluyuz. Hatta beni de sayarsak 4 kuşak oluyor. Babam burada doğmuş, babamın babası da, babamın babasının babası da.

Ve ben bu gereksiz insan kalabalığından nefret ediyorum.

Ama bugün..

Sabah yolda yürüyorum, bomboş her taraf.

Araç trafiğinin %70'ini taksiler oluşturuyor. Taksi bulmak hiç bu kadar kolay olamazdı. Metrobüs yanımdan vızır vızır geçerken içi bomboş. En önemlisi kaldırımda yürüyebiliyorum tanrım inanamıyorum! Hem de önümdekinin hızına göre hızımı ayarlamak zorunda kalmadan, şu önümdekini sollayayım derken insanlarla burun buruna gelmeden, ya da kaderime mahkum olup, önümde dangıl dungul yürüyen dallamanın temposuna ayak uydurmuşken, ensesine zıplayarak yumruk atma isteği ile içimde savaşmadan.

Sokaklar bile bir başka geliyor gözüme. Aman allahım yoksa... yoksa yeşil daha yeşil, mavi daha mı mavi artık? hı?

Sessizlik.. araba kornaları yok.. laf atan götverenler, bayanların yanında geçerken türkü tutturan orospu çocukları yok..

İstanbul, İstanbul olalı, hiç bu kadar boş olmamıştı.

Ve bunu koruyabilmek için de, hazır bu kadar boşken, bir teorimi sunmak istiyorum.

İstanbul'a giriş vize ile olacak. Basbayağı Schengen falan gibi.

Öyle aile birleşimi, oturum falan almak yok. Turistik, kültürel, tedavi amaçlı, transit, ticari, öğrenci, çalışma diye ayrılacak bu vize türleri.

Kısa süreliler:

-Turistik : 30 gün veya daha az bir süreyle Turistik amaçla (akraba ziyareti de dahil) İstanbul'a gelmek isteyen başvuru sahipleri bu vizeye başvurabilirler.

Şartı: İstanbul'a en son girişinin üzerinden en az 90 gün, 30 günü tamamlamadan geri döndüyse çıkışının üzerinden en az 60 gün geçmiş olması. 3 aylık süreçte en fazla 30 gün şehirde kalınabilir.

(Yok yani öyle, vize aldı, 30 gün kaldı, ertesi gün dönüp tekrar vizeye başvurup bi 30 gün daha kalamaz. Amerika vizesinde bazen exchange visitorlara uygulanan 212E kuralının benzeri olarak 60/90 sınırlaması var. )

Evraklar: Konaklama için evrak gösterilmeli. Konaklama evrakları için bkz. Kültürel Vize.

Genel başvuru evraklarının yanısıra, mutlaka İstanbul dışında bir şehirde kendine ait bir evi veya kira kontratı olmalı. Son 6 ayın maaşlarını gösteren maaş bordrosu ve SSK işe giriş bildirgesi. (işi olucak yani. İstanbul konsolosluğu, başvuru sahibinin 30 günlük İstanbul ziyareti sırasında, işverenini ve ev sahibini arayıp durumunu sorgulama hakkını saklı tutar, istifa ya da kira kontratının feshedilmiş olması durumunda kişiyi sınır dışı etme, girişini 2-5-10 yıllık süreye kadar yasaklama hakkına sahiptir.)

- Kültürel: 30 gün veya daha az bir süreyle kültürel amaçlı bir organizasyon, etkinlik için İstanbul'a gelmek isteyen kişiler bu vizeye başvurabilir. Örn: Konserler, festivaller, fuarlar, sergiler, kongreler vs.

Şartı: Şartı yok, kişi istediği kadar etkinliğe katılabilir. Ancak bir yıl içerisinde İstanbul'da geçirdiği toplam gün sayısı 180'i aşamaz.

Konaklama evrakları: Otelde kalınacaksa rezervasyon gösterilmesi mecburidir. Eğer bir yakında, arkadaşta kalınacaksa, davet eden kişiden ıslak imzalı davet yazısı, başvuru sahibinin İstanbul'da kalacağı adresin teyidi için bir adet elektrik/su/doğalgaz faturası. Kira kontratı ya da tapu fotokopisi. Davet eden kişinin İstanbul'un yerlisi olduğuna dair tam tekmil vukuatlı nüfus kayıt örneği.

- Tedavi Amaçlı: Başvuru sahibinin tedavisi İstanbul'da gerçekleştirilmek zorundaysa eğer, bu vizeye başvurulabilir.

Şart: Zaman sınırlaması yok. Taburcu edildikten sonraki 10 gün içerisinde kişi şehri terketmelidir.

Evrak: Hastane dökümanları, kayıtlar, doktor raporları, ameliyat için gün alındığını gösteren belgeler, hastane ücretlerinin ödendiğine dair fatura.

İstanbul konsolosluğu, vizeyi verdikten sonra ilgili hastaneyi arayıp hastanın durumunu araştırma yetkisine sahiptir. Eğer başvuru sahibi taburcu olduysa ancak halen çıkışına dair kaydı yoksa ve 10 günlük süre aşıldıysa, giriş yasaklanması söz konusu olabilir.

- Transit: İstanbul Atatürk ve Sabiha Gökçen Havaalanı üzerinden yurtdışı ya da yurtiçi seyahat edecek başvuru sahipleri başvurabilirler.

Evrak: Uçak biletinin aslı. Başvuru sahibi havaalanını terkedemeyecek olup, uçuşlar arasında 24 saatten fazla olamaz.

Karayoluyla gelip havayoluyla başka bir şehre ya da ülkeye transit geçişler: İstanbul il sınırından itibaren kişiler takip edilecek olup, kural ihlali soz konusu olursa sınırsız süreyle sınırdışı edilebilirler.

Marmara, Ege ve Ankara ikametliler transit vizeden muaftır, vizesiz transit yapabilirler. Havaalanından çıkış yapmak isterlerse, turistik vizeye başvurmaları gerekir.

- Ticari: İş amacıyla kısa süreli ziyarette bulunmak isteyen başvuru sahipleri bu vizeye başvurabilirler. Örn: Şirketler arası anlaşmalar, iş eğitimi almak için gelenler (genel merkez istanbuldaysa ve kişinin mesela Adana'daki şubede işe başlamak için öncelikle eğitim alması gerekiyorsa), iş amacıyla yapılan her türlü ziyaret kısacası.

Şartlar: 1 yıl içerisinde en fazla 180 gün kalınabilir. Vize süresi kişinin kalması gereken süreye göre esneklik gösterebilir.

Evraklar: Genel başvuru evrakları, İstanbul'daki kurumdan davet yazısı, kurumun imza sirküleri, faaliyet belgesi, iki kurum arasındaki bağı kanıtlayan belgeler.

Kişinin İstanbul'daki şirkete transferi söz konusu olacaksa, çalışma vizesine başvurulmalıdır.

Uzun süreliler:

- Öğrenci: Üniversite ya da lise eğitimi için İstanbul'a gelecek olan başvuru sahipleri başvurabilirler.

Evraklar: Konaklama belgeleri, üniversiteyi ya da liseyi kazandığına dair belge. Kayıt yaptırdığını gösteren belge, herhangi bir ücret varsa, ödendiğine dair belge.

Şartlar: Öğrenci sadece haftalık ders saatinin yarısı kadar çalışma iznine sahiptir. Lise öğrencisi 5, üniversite öğrencisi ise lisans eğitimini en fazla 8 senede eğitimini tamamlamalıdır. Master ve doktora için zaman sınırlaması yoktur.

Post Study Work (Eğitim sonrası çalışma) vizesi : Kişi İstanbul'daki üniversitelerden birinden eğitimini tamamladıysa, iş bulabilmesi için 1 yıl kadar sınırlı oturum hakkı verilir. 1 yılın sonunda eğer iş bulamazsa memleketine dönmek zorundadır ve tekrar başka bir vize türüyle İstanbul'a gelebilmek için en az 6 ay memleketinde kalmalıdır.

- Çalışma: İstanbul'da çalışmak için alınan vize türü.

Şartlar: Başvuru sahibinin başka bir şirketten İstanbul'daki şirkete transferini gösteren belge. SSK işe giriş bildirgesi, başvuru sahibi eğitimini tamamlayıp eğer iş bulduysa, Ege, Marmara ya da Ankara'daki üniversitelerden birinden aldığı diploma. Konaklama evrakları. Eğer başvuru sahibinin ilk ayının masrafları İstanbul'daki şirketten karşılanmayacaksa, ilk ay masrafları için 28 takvim günü boyunca bloke hesapta 3000 TL göstermelidir. Bankadan 28 günün hesap dökümü alınmalıdır. 28 gün boyunca eğer belirtilen miktarın altına düştüyse, tekrar beklenmelidir. Örn: 3000 TL 10 gün boyunca hesapta, 11. gün 2600 TL oldu, ancak 12. gün 4000 TL'ye yükseldi. 11. günde 3000 TL'nin altında düştüğü için başvuru sahibi 12. günü ilk gün olarak kabul ederek 28 gün daha bekletmelidir.

Bence gayet güzel oldu arkadaş.

Bu şekilde, vize başvuru ücretleri alınan çöp vergisi cart vergisi curt vergisi yerine geçip İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne aktarılabilir. Büyük şehirlerde açılacak olan İstanbul konsoloslukları bu şehirlerdeki iş imkanını arttırabilir.

İstanbul'daki nüfusa da böylelikle çare bulabileceğimizi düşünüyorum. Mesela şu andan itibaren başlatırsak eğer, insanların bayram bitince gelmesini engelleyebiliriz.

Bu da teori de benim İstanbul halkına armağanım olsun!

3 yorum:

İ.x.İ.r dedi ki...

allaaam seni okumayı çok çok çok özlemişimmm :D

Lasombra dedi ki...

:) ben de seni okumayı çok özlemişim dicem ama ben zaten seni okumayı hiç bırakmadım ki!

Hayat Belki Bazen dedi ki...

Bence de gayet güzel olmuş şu hep söylenen "istanbula girişte vize uygulansın" fikrinin biraz daha detaylandırılmış hali. Gerçi ilk türü ve gerekli evrakları okuduktan sonra diğerlerini okumayı bıraktım ama(mantıklı olduğunu düşündüğüm ve diğerlerinide mantıklı yazacağına inandığım için:p)umarım bir gün uygulanmaya başlar bu:) Gerçi dur bakiyim! Tamam.. Kısa süreli turistik ve kültürel vize şartları benim için uygundur, uygulansın:p